Aytaç Ş.: İnanıyoruz, o halde bizim için #SaldırBuyukAltay!....

Sarı Coşkun


Sarı Coşkun Alsancak'ta yokluk içerisinde yaşıyor


Altay'ın ve Türk futbolunun efsane isimlerinden Hüseyin Coşkun Günsezer yani Sarı Coşkun şu sıralar Alsancak'ta yokluk içerisinde yaşarken eski günleri de unutamıyor

Altay camiasının simge isimlerinden masör Hüseyin Coşkun Günsezer yani nam-ı diğer Sarı Coşkun, Alsancak'ta köhne bir evde yaşamını sürdürüyor. Kimsenin arayıp sormadığı Günsezer'e eski Altay yöneticisi ve Alsancak esnafı Rıdvan Özçolak sahip çıkıyor. Mustafa Denizli'nin bir dönem yanından ayrılmayan Sarı Coşkun, "Parayı tutmasını bilemedik ve ailemle de ayrıldık" diyerek hüzün dolu hikayesini geçmişin gölgesinde kalan anılarıyla bütünleştirdi.

Kariyeri başlamadan bitti

Sarı Coşkun, gençliğinde Altay'ın genç takımında oynadığını ve profesyonel takımın kapısından talihsiz bir olay sonucu döndüğünü belirterek olayı şöyle anlattı: “Altay genç takımında forma giydim. Altınordu'nun Alsancak Stadı'nda bir maçını izlerken o dönem Altay futbolcuları mevcut stadyumda üst katta kalırlardı. Sonrasında bana seslenerek bir futbolcumuz 'Koş git bir su kap gel' dedi. Ben de heyecanla sahaya indim. O dönemler stadyumlarda cam meşrubat satılırdı. Ben suyu tam alacakken ortalık karıştı ve tribünlerde kavga çıktı. Kafamı çevirmem ile gözümün üstünde bir şişe patladı. Ardından hastaneye kaldırıldım ve tek gözümdeki tembellikten dolayı futbolu genç takımımda bırakmak zorunda kaldım. Hayallerimi süsleyen Altay formasını giyemeyecek olmam benim hayallerimin yıkılması anlamına gelmekteydi”

Altay'dan kopamadı

Futbolu bırakmak zorunda kalmasının ardından çok sevdiği Altay'ı bırakmadığını ifade eden Günsezer, masörlüğe olan yeteneğinin keşfedildikten sonra siyah beyazlı kulübe yıllarca masör olarak hizmet ettiğini belirterek, o dönem Altay forması giyen Mustafa Denizli'nin kendisi için ne denli önemli olduğunu, “Doğma büyüme Alsancak çocuğuyum, Altay aşkı benim için oldukça önemliydi ve asla bu camiadan kopmadım. O dönem Cahit Yıldız o dönemin güreş milli takım masörüydü. Bana ellerin bu işe çok yatkın diyerek ufak tefek dersler verdi. Bütün günüm kulüpte geçmekteydi. 1974 yılında Ege Üniversitesi'nde Profesör Doktor Necati Akgün masör olabilmem için dersler aldım, ondan aldığımız diplomaya bir de TFF nezdinde gerçekleşen ve Ankara'da kurslarımızla da sürdü. Sonunda camiamdan kopmadan Altay takımıyla ilgili kilit bir noktada çalışmalarımı sürdürebilecektim. Altay'da masörlüğe başladıktan sonra çalışmalarımı sürdürdüm ve birçok kişiyle birlikte çalışmalarımı sürdürdüm. Bu isimlerin başında benim için çok önemli bir kişi vardır ki o da Büyük Mustafa'dır. Büyük Mustafa yani gençler için söylüyorum Mustafa Denizli ile çok farklı ve derin anılarımız vardır. Mustafa Denizli, takımımızın kaptanı olarak Altay'ın ve Türk futbolunun medar-ı iftiharı idi. Kaptanımız Büyük Mustafa dönemin Karşıyaka basketbol şubesinde bulunan Ateş Özerk ile birlikte aynı evde kalırlardı. Ben Mustafa Denizli'nin masajını evinde kendisine özel bir şekilde yapardım” sözleriyle ifade etti.

Tarihi Jena maçı

Altay'ın ligi üçüncü olarak bitirdiği 1976-77 sezonunu ve hemen ardından dönemin Doğu Almanya'sının temsilcisi Carl Zeiss Jena eşleşmesini anlatan Sarı Coşkun, Büyük Mustafa'nın futbolunu unutamıyor: “Mustafa Denizli ile unutamadığımız bir sezon vardı. İki puanlı sistemin ilk devresinde ligi ikinci olarak tamamlamış ve şampiyonluk sesleri yükselmişti camiamızda. Lider Fenerbahçe ile ikinci devre İstanbul'da oynayıp kaybetmiştik. O sezon ligi 3. bitirerek UEFA Kupası'na gitmiştik. Carl Zeiss Jena ile eşleştiğimiz turda ilk maçı deplasmanda 5-1 kaybederek işi mucizelere bırakmıştık. İkinci maçın ilk devresi maç 3-0 olmuş bir gol daha bulsak turu getirecek skoru yakalayacaktık. Mustafa Denizli o gün iki gol birden kaydederek sahada yine yıldızlaşmıştı. Maç 4-1 bitmiş ve turu kaybetmenin üzüntüsünü yaşamıştık” 

Yeni dönemin başlangıcı

Coşkun Günsezer yıllarca Altay, Karşıyaka ve A Milli Takım masörlüğü yaptı. O dönem İngiltere'den sıkça fark yiyen Milli Takım'ın yükselişinin Denizli ile başladığını belirtiyor ve Galatasaray'ı nasıl reddettiğini anlatıyor: “Mustafa Denizli, A Milli Takım Teknik Direktörü iken İzmir'de İngiltere ile çok önemli bir maça çıkmıştık. Futbol tarihimizde İngiltere ile oynadığımız karşılaşmalarda genelde farklı mağlubiyetler aldığımız için maçın çok da büyük bir önemi vardı. Kimileri için Atatürk stadının altında yatır var uğurlu gelir denilirken İngiltere ile kıran kırana bir maç oynadık. Maç 0-0 bittiğinde futbolumuzda Mustafa Denizli ile yeni bir dönem başlayacak gibiydi. Bazı karşılaşmalardan önce kışın Atatürk Stadı'nda oynanan maçlardan önce hakemler bile beni çağırarak masaj yaptırırlardı. İşimi gerçekten çok iyi yapardım. Mustafa Denizli beni Galatasaray'a göndermek istediğinde ise ailemden ayrı kalmamak için o dönem gitmemiştim. Bu da unutamadığım anılardan birisidir”

Cem UNUTMUŞ 

Kaynak:

 


2014-01-04
Röportaj İçin Teşekkürler Cem Unutmuş - Yenigün !

Okunma Sayısı 2205