Aytaç Ş. : Bizim için, Şampiyonluk için saldır büyük Altay !

Tarih bile affetmez


Suavi Yardımoğlu Kaleminden



Ligin bitimine 4 hafta kalmış. Altay’ın kümede kalma barajıyla arasında 8 puan fark var. Aslında matematik olarak kapatılamayacak bir fark değil. Ama maçlara (Cumartesi Hatay – Kocaeli (D) – Tepecik (D) ve son maç Bandırma) ve Altay’ın kazanma yetilerine baktığınızda bu durumun mucizelerin de ötesinde bir süprize gebe olduğu açıkca ortaya çıkıyor.
En azından ekibin kapasitesi iyi oynasa da, kötü oynasa da buna yetmiyor. Son karşılaşma Sarıyer maçı da bunun en güzel kanıtı.

Pazar günü tanık olduğum bazı olaylar yöneticilerin dahi çoktan havlu attığını açıkça ortaya koyuyor. Öyleyse geçmişin muhasebesini yapıp şimdiden Altay’ı daha derin uçurumlara sürükleyecek bir aymazlıktan kaçınmak gerek.

Başkan Aslan Savaşan çok yıprandığını, üstelik sportif başarısızlığın had safhada olduğunu belirterek görev almayacağını açıkladı. Yüksek Divan Kurulu Başkanı Erdoğan Tözge ile görüşüp, kongre tarihini mayıs ayının ilk haftası olarak belirleyeceğini sözlerine ekledi.
Şu dönemde zamanın her saniyesi çok değerliyken bana göre geç bile kalınmış bir açıklama ve genel kurul tarihi… Savaşan’ın göreve devam etmesi eşyanın tabiatına aykırı… Bu durum ortadayken camianın ileri gelenlerinin ve özellikle Başkanlar Konseyi’nin ortaya çıkması da (eğer çıkacaklar ise) gecikiyor.

Mayıs ayının ilk haftası liglerde düşen ve kalanın yavaş yavaş belli olacağı ve transferde “söz” ve “nişan”ın ardından evlilik için “nikah tarihi”nin saptandığı ve saptanacağı bir dönem.
Özellikle de çeşitli kriterlerle, 3.Lig’de sınırla sayıda oyuncu arasından takım oluşturma zorunluluğu da göz önüne alınırsa bir an önce harekete geçip, eli çabuk tutmak gerekiyor.
Transfer yasağının kaldırılması biraz zor görünüyor. Ancak kaldırılacak ise şimdiden bu konuda harekete geçilmeli. Yasağın önündeki engellerin, teknik adamlar ve futbolcularla konuşularak, FİFA’daki davalar bir takvime bağlanarak kaldırılması gerekiyor. Yıllar boyu transfer yasaklısı kalmayı kimse düşünmüyor herhalde.

Takımın rotası da bir an önce çizilmeli. Hemen, ertesi yıl lige çıkmak için mi, çaba harcanacak. Yoksa borçların sıfırlanması, başta stat sorunu olmak üzere diğer sorunların çözümlenmesi için şampiyonluk yarışına bir süre ara mıverilecek? Bu süre içinde sağlıklı bir yapılanma mı gerçekleştirilecek?

Bunlar, şapkalar öne konularak çok iyi düşünülmeli. Teknik adamın adı ve politikası şimdiden saptanmalı ve “partiler üstü” bir kararla hangi yönetim gelirse gelsin, camianın ortak paydası olması gereken bu isimden vazgeçilmemeli.
Şu da bir gerçek ki bu ağır yükün altından kimsenin tek başına kalkması olası görünmüyor.
Siyah-beyazlılarda geçen yıl haziran ayında camianın umudu olarak başkanlık koltuğuna oturan Aslan Savaşan, bir yıl da harcandı gitti.

Hatalar ortada… Sezona başlarken teknik istikrarı sağlayamamak, “iyi ya da kötü” takıma emek vermiş, bir teknik adamı gözünü kırpmadan harcayıp, yerine takıma gol dahi attıramayan camia dışı bir isme dümeni emanet etmek. Transfer yasaklısı bir durumdayken ve Alsancak’ın kapanmasıyla, tüm gelir kaynakları tıkanmışken, takımdan 7-8 futbolcuyu uzaklaştırmak.

Başkanların bir araya gelmesi ise geç kalınmış bir hareketti. Dileriz bu birliktelik sadece üç maçlık 30-40 bin liralık bir prim vaadi ve birkaç manevi destek gösterisi için alınmamış olsun.
“Altaylıyım” diyerek sokakta göğsünü gere gere dolaşmak isteyenler için asıl görev şimdi başlıyor. El birliğiyle; ama bir sezonda, ama iki üç sezonda, ne yapıp edip 101 yıllık çınarı bu durumdan kurtarmak gerek. Uçuruma bir yuvarlanırsa Altay için daha vahim tablolar ortaya çıkabilir.

Bu durumu yaratanları ve sessiz kalanları ise tarih bile affetmez.


9.04.2015
Okunma Sayısı 915